Söyleşi: Yusuf Yıldırım
Yaşar Evcen
Yusuf Yıldırım: Yaşar Evcen Bey merhabalar. Karaman’da çok güzel bir gelişmeye vesile oldunuz. Heyecanla beklenen Yaşar Evcen Kültür Evi 10 Haziran 2026 Çarşamba günü geniş bir katılımla açıldı. Başta Karaman’da olmak üzere tüm Türkiye’de, hatta Avrupa’da yoğun bir ilgi gördü ve görmeye devam ediyor. Yaşar Evcen Kültür Evi, sosyal medyada 15 bini aşkın izleyici tarafından etkileşim aldı. Size gelen tebrik telefonları da bunun küçük bir yansıması olsa gerek. Şimdi Yaşar Evcen Kültür Evi’nin geçmişi ve geleceği üzerine konuşalım.
Yaşar Evcen: Hoş geldiniz öncelikle, biz de teşekkür ederiz. Özellikle sosyal
medyada yaptığınız katkı ve konağımıza kadar gelip o açılışa tanık olduğunuz
için teşekkür ederim. Bu Kültür Evi’ni 10 yıl önce aldık.
Yusuf Yıldırım: Yaşar Evcen
Kültür Evi'nin üzerine görünmeyen misyonlar ve mesajlar da yüklenmiştir. Tartan
Konağı, Hürrem Dayı Evi, Durmuş Ali Gülcan Evi, Hacı Ömer Ağa Evi ve Nalıncılar
Evi; belediye ya da il özel idaresi tarafından kamulaştırılarak kültüre
kazandırılmış Karaman evleridir. Bir de Mustafa Çolakoğlu'nun, kendisine miras
kalan ve kendi imkânlarıyla kurtardığı bir evi var. Saydığımız bu evlerin çoğu,
eski adıyla Hükümet Caddesi, yeni adıyla Ahmet Hilmi Birant Caddesi
üzerindedir. Yaşar Evcen Kültür Evi ise özel girişim tarafından satın alınarak
kültüre kazandırılması, Karaman tarihinin ve geleneklerinin yaşatılıp korunması
bakımından bir ilktir ve çok önemli bir yerde durmaktadır.
Yaşar Evcen: Her şeyi devletten beklememek gerekir; çok doğru bir
yönden baktınız. Buradan tüm Karamanlı hayırseverlere ve iş insanlarına
seslenmek istiyorum. Karaman'da tarihî şehir dokusunun yüzde doksanı, ne yazık
ki son 45 yıldaki aşırı ve kaçınılmaz betonlaşma içinde yok oldu. Tartan
Konağı'nın restore edilip kültüre kazandırılması bir milat, bir başlangıç oldu;
arkasından sizin de saydığınız tarihî Karaman evleri kurtarıldı. Bu kötü
tabloya rağmen başta Topucak Mahallesi olmak üzere Abbas'ta, Koçakdede'de,
Sekiçeşme'de, Mansurdede'de kurtarılmayı bekleyen onlarca ev var. Şu da bir
gerçek: Bu evler, Boğaz'daki yalılar misali milyonlarca dolar değerinde
konutlar değildir. Geleneksel ve tarihî Karaman evlerinin kurtarılması için hem
hayırseverlerin ve iş insanlarının hem de mirasçıların ya da ev sahiplerinin
makul düzeyde fedakârlık yapmaları gerekmektedir.
Yusuf Yıldırım: Okuyucular, özellikle yeni kuşaklar Yaşar Evcen’i nasıl tanımalı?
Yaşar Evcen: 1955 yılında Karaman’ın Kameni köyünde dünyaya geldim. İlk ve orta
öğrenimimi Karaman’da tamamladıktan sonra 1977’de Hatay’da İnşaat YüksekOkulunu
bitirdim. 1989-1999 yılları arasında, iki dönem üst üste on yıl boyunca Karaman
Belediye Başkanlığı yaptım. 1989’da göreve başlamamın hemen ardından Karaman il
oldu; böylece Karaman’ın il statüsündeki ilk belediye başkanı olarak şehir
tarihine geçtim. Halen inşaat sektöründe hizmet vermeye devam ediyorum.
Belediye başkanlığım döneminde yapılan parklarla Karaman’ın yeşil
alanı çoğaltıldı ve yaygınlaştırıldı. Yunus Emre, Karamanoğlu Mehmet Bey, Piri
Reis gibi Karaman’ın ve Türkiye’nin tarihî kişiliklerinin heykelleriyle şehir
donatıldı. Belediye çatısı altında kütüphaneler kurduk. Benim dönemimde
uygulanan nazım imar planı uygulamalarıyla şehrin gelişimi doğu tarafına
kaydırıldı. Şehir içine açılan yeni yollarla şehir trafiği rahatlatıldı.
Yine bizim dönemimizde Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma
etkinlikleri yoğun ve geniş katılımlı gerçekleşti.
Belediye başkanlığı dönemi sonrası da hayır işlerimiz devam etti ve
edecek. Anaokulları inşa edip devlete teslim ettik, öğrenci yurtları yaptık.
İki yıl önce Gündoğdu Yıldırım adlı kardeşimiz, benim hayatımı konu
alan “Memleket Sevdası” adlı biyografik romanı kaleme aldı.
Yusuf Yıldırım: Kimseye nasip olmayacak güzellikte, dolu dolu bir hayatınız var.
Şimdi Yaşar Evcen Kültür Evi’ne geçelim. Burası daha çok Mehmet Gürle Evi
olarak biliniyordu. Daha öncesinde de Birantların bu evde oturduğu ve yaşadığı
bilinmektedir; nitekim ev, Ahmet Hilmi Birant Caddesi üzerinde.
Yaşar Evcen: Biz bu evi yaklaşık 10 yıl önce, bize gelen bir teklif üzerine
aldık. O sıralarda Kadıevi olarak bilinen ve Karaman Mimarlar Odası’nın
doğusunda bulunan başka bir evi de satın almıştık.
Evin 200 yıllık olduğuna dair bazı aktarımlar var. Evin
tapusundan hareketle bir araştırma yapacağız.
Mehmet Gürle Evi (Yaşar Evcen Kültür Evi),
Karaman, 1950'ler
Yusuf Yıldırım: Evet, Kadıevi; Demirgömlek’e giden yol üzerinde.
Yaşar Evcen: Evet, Kadıevi büyük bir ev; aşağı yukarı 850 metrekare. Onun da
bazı sorunları çıktı, “tamir ettirelim” dedik. Konya’daki konaklara gidip
araştırdık; Konya’da bu işler çok iyi yapılıyor. Burası daha küçük olduğu için
bize daha hesaplı geldi; hem çarşıya yakın, insanların ayağının altında gördük.
Restorasyon ruhsatı alındı, Konya’dan bu işi yapan bir ekip getirdik. Kısa
zamanda bitirip teslim ettiler.
Yusuf Yıldırım: Restorasyon aşağı yukarı ne kadar sürdü?
Yaşar Evcen: Birkaç yıl sürdü.
Yusuf Yıldırım: Yaşar Evcen Kültür Evi
henüz restorasyon aşamasında iken büyük heyecan yarattı. Halkın tüm kesimleri
bu projeyi çok benimsedi. Karaman’a, Karaman’ın kültürel mirasına sevdalı olanlar
bu projenin bitmesini dört gözle beklediler.
Yaşar Evcen: Bu soru için özellikle
teşekkür ederim. Bu projeyi gerçekleştirmede tabii ki ekonomik yeterlilik ve
özgün düşünceler başlıca etkendir. Ama asıl gücümüz, projeye başladığımızdan
itibaren halktan, dost çevresinden ve Karaman’ın entelektüel dünyasından gelen
moral destek olmuştur. Bu sayede ne kadar doğru ve isabetli bir karar alıp ne
denli yerinde bir proje yürüttüğümüzü gördük. Bunun için Karaman’a ne kadar
teşekkür etsem azdır.
Tüm isimleri tek tek sayamam ama o isimlerin tamamı
ve daha fazlası, evimizin açılışına katılarak bizimle beraber oldular.
Yusuf Yıldırım (Soğdan 3.) Celil Evcen (Soldan 4.) Mehmet Gürle Evi (Yaşar Evcen Kültür Evi) restorasyon sırasında, 2022
Yusuf Yıldırım: O dönemi biz de takip ettik. Çünkü Karaman’ın şehir kültüründe, şehir dokusunda kerpiç evleri çok önemlidir. Ne yazık ki Karaman’da bir zihniyet de var; insanlar kerpice bakıp “bu toprak, çamur” diye görüyor. Oysa medeniyetin başlangıcında da kerpiç vardır. Sadece kerpiç de değil; mimarisi, kalem işi, ahşap işçiliğiyle Karaman evleri aslında sanatsal ve kültürel mirasa uygun evlerdir. Bu yönden Yaşar Evcen Kültür Evi, özel bir girişim olarak çok önemli bir model oldu. İki gün önce de geniş katılımlı, yemekli bir açılış yaptınız. Katılım ve tepkiler nasıldı?
Yaşar Evcen: Çok güzel oldu. Karaman’da kültüre yakın arkadaşlarımı, yazarları,
çizerleri, senin gibi değerli isimleri ve basından birkaç arkadaşı çağırdık,
geldiler; çok memnun olduk. İstanbul’dan sanatçı arkadaşımız Durmuş Bey de
geldi, ufak bir program yaptı. Aslında bu eski eserler konusunda asıl
etkilenmem, 20 yıl önceki Amasya–Tokat gezimizde oldu. Amasya’da Yeşilırmak’ın
yukarı kesimi tümüyle restore edilmiş; devlet, belediye ve halk işbirliğiyle o
kadar güzel yapılmış ki otel, motel, misafirhane, kütüphane, müze olarak
doldurulmuş. Eski havasıyla, o sokaklar, o eski taşlarla çok güzel. Tokat’ta da
benzer güzellikte şeyler var. Karaman’da bu yapılmadığı için üzülüyorum. Biz
bir örnek olsun diye, kendi çapımızda yapmaya çalıştık.
Yaşar Evcen Kültür Evi Açılış günü, konuklar, 2026/06/10 Foto: Yusuf Yıldırım
Yusuf Yıldırım: Restorasyon sonrası evi yeni hâliyle görünce ben doğrusu çok
şaşırdım, çok memnun kaldım. Çünkü evin döşemesi çok önemliydi: barok-ampir
sandalyeler, masalar, sehpalar, geleneksel halılar, kilimler… Bunlara da
değinelim mi; nasıl düşündünüz, neler ortaya çıktı?
Yaşar Evcen: Burası eskiyi çağrıştırsın istedik. Bizim bir halı kültürümüz var;
hatta rahmetli annem böyle 10 tane halı dokudu. Beş çocuğu vardı; erkek
çocuklara yer halısı, kız çocuklara duvar halısı dokurdu. O halıların içinde
büyüdüğümüz için halıya karşı ayrı bir sevgimiz var. Eski dokuma olduğu için
araştırdık: Karapınar’ın kaliteli halılarından getirttik; Belkaya, literatürde
Arısama olarak geçen halılar, Koraş halıları… Konya’nın Ladik kasabasından
aldık. Taşkale tam bir halıcıdır, oradan aldık. Bir de bizim aile halılarımız,
Kameni halıları var; sağ olsunlar 8-10 tanesini verdiler. İleride bunu bir halı
müzesine dönüştürebiliriz diye düşünüyoruz. Halıları çoğalttıkça ve
koruyabilirsek geleceğe kalsın istiyoruz; bakım ilaçlarını da yaptık.
Yaşar Evcen Bey, Yaşar Evcen
Kültür Evi'nde makamında. 10 Haziran 2026 Çarşamba, Foto: Celil Evcen
Yaşar Evcen Bey, Yaşar Evcen Kültür Evi'nde bir
odada. 10 Haziran 2026 Çarşamba, Foto: Celil Evcen
Yusuf Yıldırım: Karaman’da halı müzesi fikri çok ilginç ve bir o kadar da önemli.
Çünkü halı üzerine Türkiye’de de çok az müze var; hepsi de ya İstanbul’da ya da
Ankara’da. İnşallah bir gün bunu takip ederiz.
Yaşar Evcen: Evet, şimdilik bu seçkin halılarla evin döşemesini ve aksesuarını
oluşturduk. İleride oluşacak koleksiyonlar belki müze halısına evrilir.
Yaşar Evcen Kültür Evi'nde bir oda. 10 Haziran 2026 Çarşamba, Foto: Celil Evcen
Yusuf Yıldırım: Peki Yaşar Evcen Kültür Evi’ni başka hangi projeler bekliyor? “Bir
kitaplık” dediniz; bunu biraz açalım. Karaman Kitaplığı.
Yaşar Evcen: Karaman kadim bir şehirdir; yaklaşık 250 yıl Karamanoğlu Beyliği’ne
merkezlik yapmış, bağrından çok güzel insanlar çıkarmış. Yunus Emre dili
özgürleştirmiş; Karamanoğlu Mehmet Bey Türk dilini en iyi sahiplenen isimlerden
olmuş. Yunus Emre dünya çapında bir sufî ve şair; UNESCO bile anma yapıyor.
Kitaplık konusunda bize bu işi bilen arkadaşlarımız “Türkçe ve Edebiyat
öğretmenleri, senin gibi bu işle ilgilenen bilim insanları” yol gösterecek. Biz kitapları toplayalım, iyi
bir kütüphane sistemine sokarak vatandaşın hizmetine sunalım istiyoruz. Yunus
Emre ile ilgili ne kadar kitap varsa toplayalım; Karaman tezlerini de alalım.
Karamanoğlu Mehmet Bey ve dil üzerine yazılanları, Karaman’la ilgili olanları
öncelikle toplayalım. Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili hemşehrimiz Ali Güler’in
detaylı kitapları var. Önce Karamanlı yazarlarımızın kitaplarını toplayalım;
sonra Yunus Emre, dil, Karaman’ın tarihi ve genel durumuyla ilgili kitapları
bir araya getirelim. Kısaca burası Yunus’a ve Türkçeye odaklı bir Karaman
Dokümantasyon Merkezi olacak.
Yaşar Evcen Kültür Evi, sofa. 10 Haziran 2026
Çarşamba, Foto: Celil Evcen
Yusuf Yıldırım: Evet; Karaman şehri, Karamanoğulları ve Karaman’ın kendi tarihiyle
ilgili. Çünkü Karamanoğulları ayrı bir tarih; Karaman tarihi dediğimizde işin
içine Binbirkilise, Roma, Bizans, Selçuklu, yani antik Karaman da giriyor.
Yaşar abi, bu fikirler ve başlanan projeler çok güzel, insanı
heyecanlandırıyor; çünkü Karaman’da yıllarca özlemi çekilen ideallerden biri
bu. Şunu sorayım: Yaşar Evcen Kültür Evi, Gazi Kültür Merkezi gibi bir çekim
merkezi, her kesimden insanı kuşatan bir ortam olacak mı? Bunu planlıyor musunuz?
Yaşar Evcen: Gazi Kültür Merkezi daha geniş çaplı, çok güzel olmuş; onu
yapanları, Ali Yağcı arkadaşımızı ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nü tebrik ediyorum.
Bizimki daha küçük çapta, ama kendi çapımızda işletmek istiyoruz. Kitap okuma
kulübü sürekli çalışacak, orada toplansınlar istiyoruz. Yazarlar, çizerler
geliyor; daha önce de gelip imza günü yaptılar. Bu ayın 25’inde bir bayan yazar
arkadaşımızın kitaplarını okuyacaklar; kitap okunduktan sonra orada
tartışılıyor. Belli zamanlarda, haftanın bir günü sohbet toplantıları yapalım
istiyoruz; mesela Çarşamba akşamları. Arkadaşlarımız sıra geceleri de önerdi;
kışın Karaman’da bu yapılır, özellikle Kırmahalle sakinleri sürdürürdü, onlarla
görüşüp katkılarını alacağız. Yani orayı aktif kullanmaya çalışacağız.
Emine Evcen Tuzcu, Osman Nuri Koçak, Yasemin
Küçükcicibıyık, Yaşar Evcen, Yusuf Yıldırım,
Yaşar Evcen Kültür Evi. 10 Haziran 2026 Çarşamba, Foto: Yusuf Yıldırım
Yaşar Evcen: Buradan bütün hemşehrilerimize, Karamanlılara şunu istirham
ediyoruz: Elinde Yunus Emre’yle, dille, Karaman’la ya da Mustafa Kemal
Atatürk’le ilgili eski kitaplar olan varsa bize ulaştırsın; karşılığını
veririz. Bunları burada toplayalım; bugün olmasa bile yarın çocuklarımıza,
torunlarımıza lazım olur. İnşallah Karaman’a hayırlı uğurlu olur. Birlikte
olursak, böyle kültür meselelerine sahip çıkarsak Karaman daha güzel olacak.
Geldiğiniz için tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
