30/07/2022

Karamanname'den! Karamanoğulları'nın Anadolu'ya Gelişi

Karamanoğulları’nın Anadolu’ya gelişi

Anlatıcı:

Rûm, Yunân, şâm, Ermeni, Mağrib cümle itaat altına alınmıştı. Artık ‘adâlet, siyâset, şikâr, iş ve eğlence ülkeye hakim olmuştu. O yönde Yaricânî eşsiz bir rivâyette bulunur ki! Kesin on bin oba var idiler. Konar göçerlerdi. Yazın Sivas’ta ve Kayseri’de yaylakları vardı. Kışın Acem (İran-Azerbaycan) ülkesine giderlerdi. Bunlara Oğuz tayfası (topluluğu) derlerdi. Çoğunlukla Ermenilerle savaş ederlerdi. Beylerine Sadeddin, kardeşine İmameddin derler, bahadır yiğit idiler. Bir oğlu vardı. Ona Nureddin derlerdi.  Türkmen tayfası (topluluğu) onlar bunlar hepsi konar göçer idi. Türkmen topluluğunun beyine Hayreddin derlerdi.

Bir yıl hem Türkmen hem de Oğuz toplulukları yaylaya çıktılar. Saadeddin vefat etti, yerine Nureddin’i bey yaptılar.

Türkmân beyi Hayreddin Nûreddin’e dedi:

– Ey Nûreddin Beg! Konub göçmekden usandık. Bâri Herakle (Ereğli) kal’asını kâfir elinden alub mekân edinsek, dedi.

Oğuz beyleri bu sözü ma’kul gördüler. Hem Türkmân, hem Oğuz tâifesi bir yerde toplanıp Nûreddin’i serdâr eylediler ki onun sözüne kimse muhalefet eylemedi. İmâdeddin ve Hayreddin, Nûreddin Bey’e kethüdâ (yardımcı) oldular. On bin kılıc, yarar atlı yayak er topladılar. Herakle (Ereğli) kalesinin üstüne yürüdüler. O tarafta, Herakle (Ereğli) kâfirleri olayı duyup bir yerde toplandılar. Beylerinin adına Kısun derlerdi. Tüm kafir zırhlarını giyip dışarı çıktı. Bu tarafta Nureddin Oğur Türkmen beylerini dört bölük yaptı. Turgut ve Bayburt beylerini pusuya yerleştirdi. Kayı beyi Mirza’yı bir miktar asker ile ileri sürdü. Kendisi, İmameddin ve Hayreddin ile sessizce kale tarafına dolaştı.

Şikâri, Karamannâme, Yusuf Ağa Kütüphanesi Nüshası, s. 6a, 6b

 

Özgün metin

Râvi eydür: Rûm, Yunân, fiâm, Ermeni, Mağrib cümle musahhar eylemiş idi. Geh ‘adâlet geh siyâset gâh şikâr gâh ‘ayş işretde idi. Ez-in- cânib bî-nazîr. Yâricânî şöyle rivâyet eyler ki Kâlhânoğulları’ndan Şirvân Hân neslinden Oğuz tâifesi Oğuz beglerinden Sa’âdeddin derler bir beg var idi. fiirvân vilâyetinden gelüb çıkmış idi. Çok kabile idi. Râst on bin oba idi. Konar göçer idi. Yazın Sivas’da Kayseriyye yaylakları idi. Kış diyâr-ı ‘Acem’e giderler idi. Bunlara Oğuz tâifesi derler idi. Ekseriyâ Ermeni kâfir ile ceng ederler idi. Beglerine Sa’âdeddin, karındaşına ‘İmâdeddin derler bir bahâdır yigit idi. Oğlu var idi, Nûreddin derler idi. Türkmân tâifesini bunlar, anlar-bile konar göçer idi. Türkmân tâifesinin beğine Hayreddin derler idi. Bir yıl bahârın, eger Türk- mân eger Oğuz yaylaka çıkdılar. Sa’adeddin vefât idüb Nûreddin beg eylediler. Türkmân begi Hayreddin eydür Nûreddin’e:

– Ey Nûreddin Beg! Konub göçmekden usandık. Bâri Herakle kal’asını kâfir elinden alub mekân edinsek dedi. Oğuz begleri bu sözü ma’kul gördüler. Eger Türkmân, eger Oğuz tâifesi bir yere cem’ olub Nûreddin(i) serdâr eylediler ki ânın sözüne kimesne muhalefet eyleme- yeler. ‘‹mâdeddin ve Hayreddin, Nûreddin Bege kethüdâ eylediler. On bin kılıc, yarar atlı yayak er cem’ eylediler. Herakle kal’asının üstüne yürüdiler. Ez-in-cânib, Herakle kâfirleri kıssayı duyub bir yere cem’ oldular. Beglerinin adına Kısun derlerdi. Cümle kâfir demüre gark olub taşra çıkdı, hâzır baş oldular. Bu cânibden Nûreddin, Oğuz Türk- mân beglerin dört bölük eyledi. Turğud ve Bayburt begleri pusuda kodu. Kayı begi Mirzâ’yı bir mıkdâr ‘asker ile ilerü gönderdi. Kendüsü ‘‹mâdeddin ve Hayreddin ile yâb yâb kal’a cânibine dolaşdılar.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder