Türkiye ve Osmanlı’nın en eski belediye binası. Orta
yaşlı bir hemşerimiz binanın 500 yıllık olduğunu söylüyor?
Nerden
biliyorsunuz deyince de susup kalıyor…
Tabii
ki bina o kadar eski değil…
Allah’tan taş binanın
ketebesi var…
Kitabesinde
üç ayrı takvimden üç ayrı tarih vardır:
Hicri,
Rumi ve Miladi tarihler…
Mimarı
Molla Usta diye biridir.
Müteahhidi
Boynukalınzadelerden Hacı Ali Ağa…
Talat Duru Amca da
kendisine kadar gelen rivayetlerden taş binayı yaptıranın Hacı Ali Ağa olduğunu
söylüyor. Karaman Milli Bankası kurucuları içinde de yer alıyormuş. Talat Duru
Amca Karaman Milli Bankası belgeleri içinden Hacı Ali Ağa’nın adını çıkardı
geldi.
Salname
kayıtlarında, Hacı Ali Ağa bina yapılmadan üç yıl önce yani 1888 yılında belediye
başkanı. Taş bina yapıldığı zaman ise belediye meclisi azalarındandır.
Kitabenin tamamı
şöyle:
Mâşaallâhu mâ kâne! (Yani Allah ne
isterse o olur.)
Mimari Molla Usta
Karaman Belediye
Daire-i Rüsûmı
Hicri 1309
Rumi 1307
Miladi 1891
Hacı Ali Ağa Emânı
( Yani müteahhidi, yaptıranı)
Bina yapımında taş
getirilme usulü de ilginç.
Dönemin
kaymakamı Hicabi Efendi tellal çıkartır!
Belediye
binası için taş getirenlere getirdiği taş oranında ücret verilecektir.
Eşeğini
alan Karamanlı, Karadağ yollarına düşer…
En eski belediye
binası!
Beyoğlu
Altıncı Daire 1883
Karaman
Belediye Dairesi 1891
Edirne
Belediyesi 1900
Bursa
Belediyesi 1902
Beyoğlu Belediye
binası 1883’te yapılmıştır. Ancak İstanbul Belediyesi’nin bir şubesi olarak ve
belediye adı ile değil de Altıncı Daire adı ile yapılmıştır. Böylece, belediye
resmi adı ve unvanı ile Türkiye’nin en eski belediye binası Karaman’a nasip
olur.
Osmanlı Dönemi
boyunca binanın belediye binası olarak kullanıldığını biliyoruz…
Burası belediye
binası iken, şimdiki Yunus Emre Orta Okulu’nun eski binası da Hükümet Konağı
idi.
Karaman’a ait en
eski resimlerden biri Taş Bina’ya aittir. 20. yyın başına çekildiğine
inandığımız bu resim bakmasını bilenlere, çekildiği döneme ait birçok ipucu
vermektedir.
20. yy başında Taş
Bina ve çevresi
Resimden de anlaşılacağı üzere binanın zemin katı
pencereleri kepenklidir. Üst katta da soba bacaları görünmektedir. Sivil
vatandaş, penceresine kepenk yaptırmaya gerek duymaz. O dönem için Karaman’da
lüks olan sobalar ve kepenkli pencereler, buranın tamamının devlet dairesi
olarak kullanıldığını göstermektedir.
1921 yılında
Karaman Tarihi yazan Sapancalı Hasan Hüsnü, belediyeden ve Taş binadan hiç
bahsetmez. Taş binanın Osmanlı dönemine ait bilgiler maalesef bu kadardır.
Binanın Cumhuriyet
döneminde nasıl kullanıldığını tam olarak bilmiyorduk. Özellikle 30 ve 40lı
yıllar tarafımız için tamamen karanlıktı. Cumhuriyetle beraber, taş bina
statüsünü korumuş mu idi, yoksa kaderine mi terk edilmiş miydi? Kimler gelip
kimler geçmişti?
O
dönemi bilen o kadar az insan var ki!
Biz
ikinci belediye binası yapılıncaya kadar taş binanın belediye binası olarak
kullanıldığını varsayarken Talat Duru Amca imdadımıza yetişiyor:
-Orası
belediye binası değildi ki!
-Nasıl
olur Talat Amca?
-Benim
bildiğim ilk belediye binası, şimdi yerinde olmayan taş binanın karşısındaki binalardan
biri idi. Bu taş binada kaymakamlık vardı…
Şaşkınlığımızı
gizleyemiyoruz…
Talat
Amca devam ediyor:
-Hatırladığım
kadarı ile ön tarafta Çiftçi Bankası vardı. Yani İsmet Paşa tarafında. Arka
tarafa ise Maliye, İcra Daireleri vardı…
Talat
Amca’nın verdiği bilgileri, Çiğil Köyü’nden Ahmet Atakan (Lök) sağlamlaştırıyor. Ahmet Amca 1926 doğumlu…
Üstelik eski nüfus müdürlerinden. Tam bir canlı tarih…
Talat
Amca’nın söylediklerini hem tekrar ediyor hem de eklemeler yapıyor.
-Taş
Bina’nın ikinci katında kaymakamlık ve adliye vardı… Yukarı çıkınca sağ taraf
yani batı taraf Kaymakamlık, sol taraf yani doğu taraf adliye idi.
Soruyoruz:
-Ahmet
Amca Nüfus Müdürlüğü nerde idi?
-Parka
bakan, taraf var ya, Saim Çetin’in de çalıştığı dükkânlar tarafı. Orası olduğu
gibi Nüfus Müdürlüğü’ne aitti. Ancak ben orda çalışmadım.
-Sen
nerde çalıştın Ahmet Amca?
-Ben
şimdi parka çevrilen Hükümet Konağı binasında çalıştım. Alt katında nüfusa bir
yer ayrılmıştı.
-Kaç
yılı idi?
1960’tan
önce de sonra da olabilir…
1957
tarihli bir fotoğraftan gördüğümüz kadarı ile Hükümet Konağı çoktan
yapılmıştır. Buna göre yeni Hükümet Konağı 1955-56 gibi yapılmış olmalıdır.
Taş
binanın pek bilinmeyen resimlerinden, öndeki pirinç olması muhtemel çeşme, bir
zamanlar sulu parkta fıskiye olarak kullanılmıştı.
1931
doğumlu Kırım Tatarlarından İhsan Fındıkdağı Amca ile görüştüğümüzde daha
farklı bilgiler veriyor, ancak kafamız karışıyor…
-
Kemal Kaynaş her iki binayı da başkanlık makamı olarak kullandı.
-
Karşıdaki belediye binası Kemal Kaynaş döneminde mi yapıldı o zaman?
-
Evet!
İhsan
Amca’nın verdiği bilgilere göre ikinci belediye binası 60ların ortasında
yapılmış olmalı idi. Ancak bu bilgi Talat Amca ve Ahmet Atakan’ın verdiği bilgiler
ile ters düşüyordu. Ve bu çelişki ortadan kalkmalı idi.
Bu
çelişkiyi ortadan kaldıracak ve birinci ağızdan aktaracak kişi de hızır gibi
imdadımıza yetişti.
O
kişi belediye başkanı Kamil Uğurlu idi.
Belediye
Başkanı Kamil Uğurlu’ya taş bina ile ilgili hatıraları olup olmadığını
sorduğumuzda ise çok farklı cevaplar alıyoruz:
-Yeni
bina, Yunus Emre Konferans Salonu’na bitişik bina, 60ların başında yoktu. Ben
üniversiteyi 1965’te bitirdim. 1966’dan itibaren 1970lerin ortasına kadar
Karaman Belediyesi için çalıştım. Ta o zamandan şehrin yolları için çizimler
yapardım. Haftada iki gün Konya’dan Karaman’a gelirdim. Kerim Kılınç o zaman
Fen İşlerine bakardı…
-Başkanım
taş binanın karşısına yapılan yeni belediye binası o zaman 70lerden sonra mı
yapıldı.
-Öyle
olmuş olmalı.
Şimdi
taşlar yerine oturmaya başlamıştı. İhsan Amca’nın “Kemal Kaynaş” her iki binada
da görev yaptı.” demesinden maksadını daha iyi anlıyoruz.
50lilerin
ortasında şimdi Kuğulu Park olarak dönüştürülen mekândaki hükümet konağı
yapılınca, 1961 yılında Belediye Başkanı olan Kemal Kaynaş, boşalan taş binaya
geçiyor. Böylece 70lerin ortasına kadar taş bina olarak kullanılıyor…
Marangoz
Halit Dede (soyadı Güven), daha farklı bilgi veriyor:
-Benim
nikâhım orada kıyıldı.
-Nerede
ne zaman Halit Amca?
-
1963’te, Taş binanın ikinci katında.
-Nikâh
memuru kimdi?
-Hatırlamayacağım?
Yaşı altmışlara
yakın başka bir amca da diyor ki,
-Benim nikâhım da
orada kıyıldı.
-Kaç yılı idi?
-1973?
Emin olmak için tekrar
soruyoruz:
-Evet, taş binada
ve 1973 yılında!
Bir başka kişi
nikah memurunu Faik Boynukalın olarak bildiriyor bize.
Böylece taş binaya
ait yapbozu kısmen de olsa tamamlamış oluyoruz?
70lerin ortası ile
beraber karşıya yeni belediye binası yapılarak taş bina kaderi ile baş başa
bırakılıyor.
80lerde
taş binanın zemin katı esnaf dükkânları ile doldurulmuştu. Hatırlayanlar bilir,
üst ve alt köşelerde birer tane kırtasiye dükkânı vardı.
Binanın
parka tarafında, orta dükkân Saim Çetin ile özdeşleşmişti. Güney taraftaki
hücrelerde ise terzi, sigortacı dükkânları vardı.
Binanın
esnafa açılması, binaya ilk esnaf yerleşiminin ne zaman olduğu sorusunu da
beraberinde getiriyor. Halit Dede benim hatırladığım ilk özel dükkân Doktor
Ziya Güven’in muayenehanesi idi. Aşağı köşede idi diyor.
Çataklı
İsmail Güven Amca, 1959 yılında babam beni Ziya Güven’in muayenehanesine
götürmüştü diyor. Soyadlarımız aynı olduğu için hiç unutmam o gidişimizi
şeklinde de vurgu yapıyor. Buna göre de taş binanın esnafa açılması,
Kaymakamlık ve adliyenin taş binadan ayrıldığı dönemin hemen ertesine rastlamış
olmalıdır.
Çok
yakın zamanlara kadar kuzey cephedeki bina giriş kapısı üzerinde Yunus Emre
Kütüphanesi yazardı. Ancak üst taraf oldukça virane bir görüntü içinde idi.
Belediye
kütüphanesinde çalışan Fadime Çardak Hanım’a kütüphaneye ne oldu diye sorduk:
-88’de
işe başladığım zaman taş binanın üst katında kütüphane vardı. Sonra Karaman
Lisesi karşısına kültür merkezi açılınca kütüphane de oraya taşındı.
Kütüphaneyi
kim kurdu ve ne zaman kurdu şu an için bilemiyoruz. Ancak şu kadarı belli oldu
ki 80lerin ortasında taş binanın üst katı kütüphane olarak düzenlenmişti.
90ların sonuna doğru da taşındı.
Taş
Bina’ya ait iki tane de ilginç hatıra var. Bu hatıralardan biri, Canavar Düdüğü
olayı diğeri ise 13 ajans haberi.
Hatıralarını
dinlediğimiz tüm amcalar aynı olayı anlattılar:
İkinci
Dünya Savaşı olduğu sıralar, tüm Türkiye’de olduğu gibi Karaman’da da akşamları
karartma, gündüzleri de sivil savunma uygulamaları yapılmaktadır.
Taş
binanın üstünde bir canavar düdüğü vardır. İtfaiye arabası gibi ya da polis
arabası ses çıkarırdı. Bu ötünce herkes sığınaklara kaçardı. Niçin? Uçakla
düşman saldırısı olacak diye tabii ki. Sığınaklar L şeklinde olurdu. Bu
sığınaklar, herkesin kendi evi önünde bahçesinde ya da uygun bir yerde olurdu.
Tehlike
geçince herkes normal işine koyulurdu. Canavar düdüğü denilen şey de siren
oluyormuş.
Taş bina ile
özdeşlemiş ritüel gibi diğer bir olay ise 13 ajans haberidir. O zamanlar tv
yok, gazete bir haftada gelirdi. Dünyadan tek haber alma kaynağı ise radyo idi.
Radyo da sadece taş binada… Sesi daha iyi çıksın diye hoparlörüne bir teneke
yerleştirilmişti. Her gün öğlen bir de bu radyo açılır ve halk da etrafa
birikerek haberleri dinlerdi.
Taş bina şu an
restore edilmektedir. Daha 5-6 ay öncesinde tostçu ve çaycının bile dükkân
açtığı taş bina, her bakışımızda kimler geldi kimler geçti dedirtmekte.
Ocak ayında
Belediye Başkanı ile yaptığımız görüşmede bina ile ilgili tasarruflarını
sorduğumuzda tek bir cevap vermişti:
-Başkanlık Makamı!
Zemin katlar ile
ilgili ne düşündüğünü sorduk. Bu sefer başkan bize sordu. Sizce ne olur orada?
Biz de tek bir
cevap verdik:
-Karaman’a yakışır
bir müze!
Not:
Bu
yazıyı hazırlama sürecinde bana özel vakitlerini ayıran Ahmet Talat Duru’ya,
İhsan Fındıkdağı’na, Marangoz Halit Dede’ye, Belediye Başkanı Kamil Uğurlu’ya
hassaten teşekkür ederim…
Kaynaklar:
1892
tarihli Konya Vilâyet Salnamesi
Kaynak Kişiler:
İhsan
Fındıkdağı (1931) Kırım Muhaciri
Ahmet
Atakan (1926) Emekli Nüfus Müdürü
Ahmet
Talat Duru (1932) Araştırmacı Yazar
Halit
Dede (Halit Güven) 1935Marangoz
Kamil
Uğurlu (1942) Belediye Başkanı

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder