İsmail Hacı Tekkesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Hacı Tekkesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01/09/2022

YUNUS EMRE BELGESELİ ÇEKİMLERİ DEVAM EDİYOR

 


Musa Kaplan (Yönetmen), Ali Sesal (Tiyatrocu), Filiz Sertan Kızıl (Sanatçı) Foto: Yusuf Yıldırım


Yunus Emre belgeseli çekimleri devam ediyor

 

Emekli Mühendis ve Yönetmen Musa Kaplan’ın geçen yıl başladığı Yunus Emre belgeseli çekimleri devam ediyor.

Musa Kaplan, Yunus Emre belgeseli çekimine başlama öyküsünü şöyle anlattı:

2020 yılının sonlarında bir yönetmen arkadaşım Eskişehir’de Yunus Emre belgeseli çekeceğini söyledi. Aradan birkaç ay geçtikten sonra o arkadaşımla tekrar görüştük. “Eskişehir’de Yunus Emre adına bir mezardan başka bir şey yok. Bir mezarla nasıl belgesel yaparım?” demesin mi? Bu arada ben de özellikle Yusuf Yıldırım Bey’in Yunus Emre çalışmalarından dolayı Karaman’da Yunus Emre’yle ilgili bolca kaynak, malzeme olduğunu biliyordum. Arkadaşıma “Sen orada bir şey bulamadın ama ben Karaman’da bir Yunus Emre belgeseli çekeceğim. Orada Yunus Emre’ye dair çekilecek çokça mekan, çokça konu ve de hikâye var.” dedim.


Yakup Yaşar ve Filiz Sertan, Foto: Yusuf Yıldırım


Böyle bir hikâye ile Yunus Emre belgeseline başlayan Musa Kaplan, geçen yıl Yusuf Yıldırım’ın danışmanlığı ve rehberliğinde, Yunus Emre’nin iki önemli tarihi mekânı, Yunus Emre Külliyesi ile İsmail Hacı Tekkesi’nde çekimler yaptı. O çekimlerde mekanların ayrıntılı tarihi, mimari bilgileri alınmış oralarla ilgili sözlü kültür bilgileri de kaydedilmişti. Yine Yunus Emre Tekkesi son şeyhinin torunu Talat Duru’nun anı evi de belgesele dahil etmişti. Bir de Yunus Emre’nin soyunu devam ettiren Duru sülalesi de Rıza Duru tarafından anlatılmıştı.


Ali Sesal, Yakup Yaşar, Foto: Yusuf Yıldırım


Bugün ise Musa Kaplan, Yunus Emre’nin hayatını canlandırma sahnelerini çekti. Çekilen sahneler, Tapduk Emre’nin Yunus Emre’yi bağışlaması, yolculukları, günlük hayatı gibi kesitlerden oluşuyor. Seçilen yerler ise Hürrem Dayı Evi, Yunus Emre Evi, Taşkale Tahıl Ambarları, İsmail Hacı Tekkesi oldu. Sabahtan akşama kadar süren çekimlerde Tapduk Emre’yi Tiyatrocu Ali Sesal, Tapduk Emre’nin eşi Ana Bacı’yı Ressam ve Kitre Bebek Sanatçısı Filiz Sertan Kızıl ve Yunus Emre’yi de Tiyatrocu ve Akademisyen Yakup Yaşar oynadı.


Yakup Yaşar, Ali Sesal, Foto: Yusuf Yıldırım

Çekimlere Yusuf Yıldırım, Ayşe Ardıç, Reyhan Çetinbaş Başlılar ile Ali Sesal’ın arkadaşı Osman Yılmaz Bey de eşlik etti.
Yönetmen Musa Kaplan, gelecek yıla belgeseli bitirip galasını da Karaman’da yapmayı planlamaktadır.



Yakup Yaşar, Ali Sesal, Filiz Sertan Kızıl, Musa Kaplan,  Foto: Yusuf Yıldırım





Yakup Yaşar, Ali Sesal, Filiz Sertan Kızıl, Foto: Yusuf Yıldırım



03/04/2022

İsmail Hacı’daki kayıp mezar taşları


 

İbrahim Hakkı Konyalı, 1965 yılında İsmail Hacı Tekkesini bulduğunda orada Yunus Emre döneminden önemli mezar taşları da tespit etmişti. Daha sonra gittiğinde bu mezar taşlarını göremediğini, Eskişehirliler vardı. Çok daha ilginci bu mezar taşlarının kitabesi vardı.

Zarfı üzerine yazdığı katalog bilgilerine göre birinci mezar taşı, İsmail Hacı’nın türbesine yakın bir noktadır. Fotoğraftan anlaşıldığına göre bu mezar taşı, plasterli mezar taşlarındandır. Bu tipin Karaman’daki örnekleri Yunus Emre Camii Haziresi’nde ve Emir Musa Camii’nin türbe kalıntısı içindedir. Bu tipte gövde dikdörtgensel; üst sivri kemer biçimindedir. Gövde ile üçgensel bölüm “S” ya da “C” kıvrımı ile ayrılmıştır. Bir de en üstte ise bir tepelik bulunur. Gövdeyi çepeçevre saran geniş kemerlik ile gövde dış kenarına biçimlendirilen plaster motifidir. Plaster eski Roma Bizans tarihi yapılarının ön cephesine dekor amaçlı dikilen köşeli sütunların adıdır.

Bu mezar taşının ise tepeliği kırılmış. Gövde ile kemer ayrımını dıştan “C” kıvrımı belirlemiş. Gövde kenarları ise içe doğru pahlı. Tamamı kitabe ile işlenmiş gövde yüzeyinde üç satır yazı var. ilk kelime “el-mevt”.  Okunabilen diğer kelimeler; orta satırda “el-nâs”, son satırda “şumarun?” ve “ervâ?”dır.

Görüldüğü kadarıyla bu bölümünde bu mezar taşının tarihi yok. Yaz yazılmadı ya da ayak taşında idi. Ama ayak taşı tarih içinde yok olmuş. O zaman bu mezar taşının dönemini belirlemek için en yakın örneklerine bakmak gerekecek. Yazı özellikleriyle mezar taşı, Aktekke’deki 1375 tarihli Ahmed el-Mevlevî’nin  ve müzedeki Hacı Celal’in 1363 tarihli mezar taşına benzer. Tipolojik olarak da Yunus Emre Camii Haziresi’ndeki kimliksiz bir mezar taşına benzer. Şu durumda bu mezar taşı 1300’lerin ilk yarısına uygun düşmektedir.

İkinci mezar taşı ise sivri kemerli tiptedir. İşleme biçimi önceki mezar taşı ile aynı üsluptadır. Gövde kenarları geniş ve içe doğru pahlıdır. Gövde yüzeyi üç satır kitabedir. Kitabeli yüzeye ayrıca ince bir silme gidilmiştir. Kitabe metninin tamamı okunabilmekte. Bu bir hadis metni. Transkribesi şöyle: “el-mu'minûne lâ yemûtûne bel yenkalûne min dâri’l-fenâ ilâ dâri’i-bekâ” Hadi’in “ilâ dâri’i-bekâ” kısmı kitabede görülememektedir. Anlamı ise; “Mü’minler ölmezler, tersine geçicilikten sonsuzluğa göç ederler!”dir. Bu mezar taşı ile hemen hemen aynı özelliklerde Aktekke Camii Haziresi’nde 1413 tarihli bir mezar taşı daha vardır. Yazı özellikleri bakımından önceki mezar taşına benzer. Buna göre bu mezar taşı da 14. yy yani 1300’lerin ortalarına uygun düşer.

Görülebildiği kadarıyla bu iki mezar taşı sahipleri yaş farkı olsa bile Yunus Emre ile aynı dönemlerde yaşamışlar. Muhtemelen de İsmail Hacı’nın ve Yunus Emre’nin akrabalarıdır.

1965 yılına gelindiğinde bu mezar taşları İsmail Hacı Mezarlığı’nda idi. Ne oldu ise Konyalı’nın bölgeyi ziyaretinden sonra oldu. Belki de bu mezar taşları bölgede bir yerdedir. Mesela bir köylü koruma amaçlı güvenli bir yere nakletmiş ve orada kalmış olabilir. Ya da gerçekten il dışından gelip birileri götürüp gitmiş de olabilir.

Bu mezar taşlarının ölçüleri de üç aşağı bellidir. 140x60x20 cm ve 80x55x20 cm ölçülerindedir. Bu ölçülerde el işçiliği ile tekrar kopyaları yapılıp yerlerine konulabilir.